• VİSAD’IN 25. YILINDA VETERİNER SAĞLIK ÜRÜNLERİ DEĞERLENDİRME TOPLANTISI
  • YUMURTA, İÇİNDE BULUNDURDUĞU 12 ÇEŞİT BESİN ÖĞESİ İLE 6. AYDAN İTİBAREN HER YAŞTAKİ İNSANIN HER GÜN TÜKETMESİ GEREKEN ÖNEMLİ BESİNDİR.
  • YUMURTA, YÜKSEK BESİN ÖĞESİ İÇERİĞİNE RAĞMEN, DÜŞÜK KALORİLİDİR.
  • YUMURTA, DEĞERLİ BİR DEMİR KAYNAĞIDIR.
  • YUMURTA, GÖZ SAĞLIĞINI KORUR, FELÇ RİSKİNİ AZALTIR.
  • YUMURTA, ÇOCUKLARIN ZEKA SEVİYELERİNİN ARTIŞINDA BÜYÜK ÖLÇÜDE ETKİLİDİR.
  • YUMURTA, ZEKİ, BAŞARALI ÇOCUKLARIN YETİŞMESİ İÇİN BEYİNSEL FONKSİYONLARINI ETKİLEYEN KOLİN’İN EN YOĞUN OLDUĞU BESİNDİR.
  • YUMURTA, BESİN KALİTESİ AÇISINDAN ANNE SÜTÜNDEN SONRA İKİNCİ SIRADADIR
  • YUMURTA, DOĞAL AMBALAJI İLE HİÇ BİR ŞEKİLDE HİLE YAPILMAYAN TEK GIDADIR.
0 312 473 20 00 - 31
YUM-BİR Yumurta Üreticileri Merkez Birliği
Tıklanma Sayısı: 1479   |   Güncelleme Tarihi: 02.02.2017    Yazdır

Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşarı Yazıcı:Yumurtada Fiyat İstikrarı için Üretim Planlaması Şart

Yum-Bir Yönetim Kurulu Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşarını Ziyaret  Etti 

 Yum-Bir yönetim Kurulu Başkan Hasan Konya,Başkan Yardımcıları Sait Evrenkaya,İbrahim Afyon,Yönetim Kurulu Üyeleri Ahmet Seber,Can Sağır,Mustafa Çelikten ve Genel sekreter Hüseyin Sungur Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşarı Nusret Yazıcıyı makamında ziyaret ederek yumurta üretiicierinin yaşadığı sıkıntılar anlatılmış ve çözüm talep edilmiştir.Sayın Yazıcı sürdürülebilir yumurta üretimi için üretim planlamasının şart olduğunu,bunu kısa sürede hayat geçireceklerini,kayıt dışı tavukçulukğu kayıt altına alacaklarını, Birliklere üyeliği cazip hale getireklerini ifade etmiştir.Yumurtalama tarihinin zorunlu olmaktan çıkarılmasına  ise olumlu yaklaştıklarını konuyu yeniden değerlendireceklerini söylemiştir.
Müsteşarlık Makamına sunulan raporunun tamamı aşağıdadır.

 
MÜSTEŞARLIK MAKAMINA

Yumurta sektörü 2015 yılı Mayıs ayında yaşadığı kuş gribi salgını sonrasında girdiği ekonomik krizden henüz çıkamamış, 2016 yılında beklenen iyileşme de gerçekleşmemiştir.2016 yılının ilk 10 ayı geride kalırken, tüm veriler göstermektedir ki yumurta sektöründe önceki yılın sıkıntılarını telefi edecek bir gelişme olmamıştır. Tam tersine maliyet-fiyat paritesi üreticinin ekonomik sıkıntılarını daha da artırmış, sektör sancılı bir döneme girmiştir.

Yumurtanın yurt içi ve yurt dışı fiyatı düşmüş, maliyetlerin altındaki satışlar üreticileri ekonomik yönden zora sokmuştur.  Bu olumsuz tablonun aylarca sürmesi finans sıkıntısı çeken bazı üreticilerin iflası ile sonuçlanmıştır. Bütün bu ekonomik sıkıntılar içinde üretimini sürdürmeye çalışan yumurta üreticilerin çok sayıda sorunu bulunmasına rağmen iki konuda acil tedbir alınmasına ihtiyaç duyulmaktadır.

Bunlardan ilki kayıt dışı tavukçuluk, diğeri ise bazı mevzuat hükümlerine uymada üreticilerin yaşadığı sıkıntılardır.
Son 2-3 yıldır artış gösteren, zaman zaman da kırsal kalkınma adına yerel yönetimlerce desteklenen salma tavukçuluk, kayıtlı üretim yapan ve vergi veren üreticiyi daha da zora sokmuştur. Kayıtsız, onaysız üretim standartları yerine getirilmeden üretilen yumurtalar, yumurta ve etiketleme tebliğine aykırı olarak pazarlanmaktadır. Bu tür işletmelerin kim tarafından kurulduğu, nerede üretim yapıldığı ve ürünlerin kime hangi koşullarda pazarlandığı bilinmemektedir. Oysa kayıtlı ve onaylı işletmeler Bakanlığınızın izni ile üretim yapmakta ve üretimden pazarlamaya kadar her safhada denetlenmektedir.
Ülkemizde Bakanlığınıza kayıtlı ticari işletmelerde yıllık 17-18 milyar adet yumurta üretilmektedir. Yine Bakanlığa kayıtlı çok az sayıda küçük işletmede organik yumurta üretimi yapılmakta ve 50-60 milyon adet organik yumurta üretilmektedir. Bunun yanında kırsal kesimde yaşayan insanlarımızın kendi ihtiyacı için tavuk yetiştirdiğini biliyoruz. Buraya kadar bir sorun yok.  Sıkıntı bundan sonra başlıyor.

 
Malum, diğer gıdalar gibi yumurtanın da üretilmesi, paketlenmesi, muhafazası, depolanması, taşınması ve pazarlanması mevzuat ile kurallara bağlanmıştır. Yumurta üretimi yapmak ve pazarlamak isteyen her üretici öncelikle işletmesini Bakanlığa kayıt ettirmek, gıda ve/veya yem işletmecisi olarak onay almak zorundadır. Öte yandan üretimde kullandığı tüm civcivleri Bakanlıkça izin verilmiş damızlıkçılardan temin etmek, onları sağlıklı yemlerle beslemek, izinli ilaç ve aşı kullanmak zorundadır. Aynı zamanda vergi mükellefidir. Kısacası üreticinin güvenilir yumurta üretmesi mevzuat ile zorunlu hale getirilmiştir.  Oysa kayıt dışı üretimden gelen yumurtaların hangi tavuktan hangi koşullarda üretildiği belli değildir. Yani bir korsan üretim söz konusudur. Öte yandan bu kişiler vergi de ödemezler. Bu yetmezmiş gibi, tavuk pisliğine bulanmış yumurtaları saman içine koyarak “organik yumurta” “köy yumurtası”, “gerçek yumurta”, “doğal yumurta”, “horozlu yumurta” gibi etiketleme tebliğine aykırı beyanlarla rahatça pazarlarlar. Bu durum hem tüketicileri yanıltmakta hem de vergisini ödeyen kayıtlı üreticiler açısından haksız rekabet oluşturmaktadır. Bu durumun önüne ancak tüketicinin doğru bilgilendirilmesi ve etkin denetim ile geçilebilir.

Yumurta üreticilerini endişeye sevk eden diğer bir husus ise, salma tavukçuluğun oluşturduğu hastalık riskidir. İşletmelerinin yakınlarında uygunsuz koşullarda ve yaban kuşları ile temas halinde yetiştirilen tavukların her türlü hastalık riskine açık olması ve hastalığı ticari işletmelere bulaştırma potansiyelidir.

Mevzuat konusunda yaşadığımız en büyük sıkıntı ise Yumurta Tebliğinden kaynaklanmaktadır. 20 Aralık 2014 tarihinde resmî gazetede yayınlanan Türk Gıda Kodeksi Yumurta tebliğinde yumurta kabuğunun üzerine “Yumurtlama tarihi gün, ay, yıl olarak damgalanır.” hükmü yer almakta olup, bu hüküm 20 Aralık 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Birkaç büyük firma dışında yumurta üreticileri kabuğun üzerine yumurtalama tarihini damgalamak için gerekli makine-ekipmana henüz sahip değildir.
Bu uygulamanın amacı “etiketlere yumurtanın raf ömrüne dair yanlış tarih beyanlarının yazılmasını önlemek” olarak gerekçelendirilmektedir. Eğer bu iddia doğru ise yumurta kabuğuna da yanlış tarih yazanlar olabilecektir.
Öte yandan yumurtalar hem yumurtlama tarihi hem de işletme numarasının yazımı için 2 kez yazı makinesinden geçecek, yumurtalarda kırık ve çatlak oranı artacaktır. Bir başka olumsuzluk ise yumurtaların üreticilerden aracı paketleyicilere geçmesi sonucunda bir viol veya büyük ambalajda farklı tarihli yumurtaların bulunması kaçınılmaz olacak, raflarda bunu gören tüketicinin güveni sarsılacaktır. Yumurta üretiminin yaklaşık %30’u ihraç edilmektedir. İhracata gidecek yumurtaların üzerine ihracatçı ülkenin talepleri doğrultusunda farklı son tüketim tarihinin yazılmaktadır. Bu durumda üçüncü bir bilginin yazılması zorunlu hale gelmektedir. Yumurtanın yüzeyi düşünüldüğünde 3 farklı bilginin yazılması imkânsızdır.

İçinde bulunduğumuz ekonomik krizi aşmak ve sürdürülebilir yumurta üretimi  için Bakanlığınızca aşağıdaki tedbirlerin acilen alınmasını arzu ediyoruz:

1. Ailelerin zati ihtiyacını karşılamak dışında kalan ve ticarete konu edilen tavuk yetiştiriciliğinin kayıt altına alınması, mevzuata ve “Biyogüvenlik Talimatına” uygun yetiştiricilik yapılmasının sağlanması; kayıtsız işletmelerden elde edilen yumurtaların satışının mutlaka engellenmesi,
2. Denetimler artırılarak, pazarlarda, bakkallarda, marketlerde ve yumurta toptancılarında işletme numarası ve yumurtalama tarihi olmayan hiçbir yumurtanın satışına izin verilmemesi,
3. Tüketicinin aldatılmasının önüne geçmek için “Yumurta Tebliğinde” acilen bir değişiklik yapılarak, yumurtlama tarihi yazılmasının zorunlu olmaktan çıkarılması, yumurtanın üzerine işletme numarasından sonra gelmek üzere yetiştirme yönteminin (0 Organik, 1 serbest gezen, 2 tünekli, 3 zenginleştirilmiş kafes) tanımlayan tek basamaklı bir sayı ile damgalanması, 
4. Nüfus artışı, kişi başına tüketim ve ihracat miktarını gözeterek üretim planlamasının sağlanması, kapasite artışlarının önlenmesi, Yumurta üreticileri yürüklükteki mevzuatlara uygun olarak Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının onayı ile üretim yapmaktadır. Ulusal gıda ve yem otoritesi olarak Bakanlığın kendi izni ile üretilen yumurta hakkında yetkisiz kişilerin beyanlarına karşı gerekli hukuki tedbirleri alması,
5. Hayvansal ürün maliyetlerinin kısmen yüksek olması ve tüketicinin alım gücünün düşüklüğü, hayvansal ürün tüketimini kısıtlamaktadır. Bu yüzden her yaşta insan için vazgeçilmez bir gıda olan yumurtada KDV oranının düşürülmesi.
Bilgilerini ve gereğini saygılarımla arz ederim.

                                                                                                           Hasan KONYA
                                                                                                      Yönetim   Kurulu Başkanı


 

Yumbir | Bize Ulaşın
Site içerisinde yer alan yazılı ve görsel içerik YUM-BİR tarafından sağlanmaktadır. İzinsiz kopyalanamaz, kaynak gösterilerek iktibas edilemez.
Her Hakkı Saklıdır. | © 2015